kardesler.dekorasyon.yapi@gmail.com

Fayans

Özellikle banyo, mutfak, tuvalet gibi yerlerin duvarlarını kaplayıp, süslemekte kullanılan bir yüzü sırlı levhadır. Bileşiminin % 80'ini kaolin ve kuartz meydana getirir. İlk fayanslar Çin'den getirildiği için Türkçe'de «çini» diye anılır. Türkler bu sanatı öğrendikten sonra kendilerinden pek çok şeyler katarak çini İşini daha da ilerlettiler. 16. yüzyıl Türk çiniciliğinin altın çağıdır. Bu çağda İznik çinileri, çinicilik alanında devrim yapmıştır.  İtalya’nın Faenza şehrinden ismini alan Fayans doğu menşe’lidir. Avrupalılar kullanmadan önce müslüman Araplar ve Türkler tarafından yaygın olarak yapılmış ve kullanılmıştır. Ancak Fayans adıyla değil de çini veya seramik adıyla anılmıştır.

Avrupa’da ilk olarak İspanya’da, Endülüs Emevileri zamanında kullanılan, topraktan pişirilmek suretiyle ve üzeri çeşitli motiflerle süslenerek yapılan fayans İtalya’da 15. yüzyılda yapıldı. Daha sonraki yüzyıllarda diğer Avrupa ülkelerinde de kullanıldı. İlk zamanlar, beyaz zeminin büyük bölümünün boş bırakıldığı, daha basit örneklerde bezeme yalnızca tek bir figür veya hanedan armasıyla, bunları çevreleyen geleneksel olarak çelenk şeklinde yapılan fayanslar, 18. yüzyılda tabak, kavanoz ve kaseler şeklinde yaygın hale geldi. Bu kapların üstüne günlük hayattan canlı renklerle çizilmiş resimler, milli olayların canlandırıldığı tablolar, eşya sahibinin adından nükteli cümleler, masonik veya ticari amblemler konuldu. Daha sonra yapı malzemesi olarak da kullanıldı. Türkiye’de fayans kelimesi daha çok kare (15 cm x 15 cm) ve dikdörtgen (5 cm x 15 cm) levhalar biçiminde ince (5,5 m), ön yüzü kalay sırlı, arka yüzü sırsız ve gözenekli bir yapı malzemesi olan karo fayans için kullanılmaktadır. Umumiyetle mutfak, banyo gibi mekanlarda duvar kaplaması olarak değerlendirilmektedir. Kil, kaolin, kuvars, feldispat gibi seramik hammaddelerinin belli oranlarda karıştırılmasıyla hazırlanan çamurun kalıplarda preslenerek şekillendirilmesinden sonra 900°C’nin üstünde bir sıcaklıkta fırınlanmasıyla üretilmektedir. Fırınlama önce sırsız, sonra sırlı olmak üzere iki defa yapılır. Fayansın beyaz, renkli ve desenli çeşitleri vardır.

Günümüzde fayans kelimesi geçtiğinde İtalya, İspanya ve Türkiye yani ülkemiz bu işte öncü olarak görünse de; fayans doğu ülkelerinde 7. yy dan bu yana üretilmekte ve kullanılmaktaydı. Sonrasında Araplar tarafından İspanya ve Sicilya’ya geçişi sağlandı. Buradan da Fransa, İtalya gibi ülkelere geçişi sağlanarak yayılmaya başlamıştır. Fayanslar pres işlemi sonrasında sırlanarak fırınlama yani pişirilme işleminden sonra hazır hale gelmektedir. Fayanslar ile seramik karolar arasındaki en büyük fark geçişi baskıları ve renkleri ile olmuştur. Eski fayans modelleri bilindiği üzere beyaz üzerine basit çiçek desenleri ya da buna benzer desenler ile üretilmekteydi.


Fayansın tarihi nedir?

Doğu ülkelerinde 8’inci yüzyıldan itibaren var olan fayans, Arap’lar aracılığı ile Sicilya’ya geçmiş daha sonra ise İtalya ve Fransa’ya doğru ilerlemiştir. 18.yüzyılda vazo, kavanoz ve tabak olarak kullanıldı. Daha sonra tablolarda ve resimlerde kullanıldı. Son olarak yapı malzemesi olarak kullanıma başlayan fayanslar banyolarda, mutfaklarda kısacası ıslak zeminlerde kullanılmaya başladı.